Yazı Detayı
19 Aralık 2015 - Cumartesi 00:22
 
Ama’sız Vicdani Red mümkün mü?
Zozan Özgökçe
zozanozgokce@hotmail.com
 
 

Silaha karşıyım, ama…

Düzenli orduya karşıyım ama…

Hiçbir şey için insan öldürmeyeceğim ama…

Askerliğe karşıyım. Ama….

Bu dünyada cinsiyete, cinsel yönelime, dini gruplara, ırka, etnik kökene, sınıfa yönelik şiddet, baskı, sömürü, işgal, cinayet, tecavüz olduğu sürece ama’larımız olacaktır. En kaba şiddet yöntemlerini bile kullanma ihtiyacı hissedebileceğiz. Silaha karşıyız ama bir silah bize doğrultulduğunda silaha sarılabiliriz. Düzenli orduya karşıyız ama işgal altında bir halk savunması için düzenli bir orduya ihtiyaç olduğunu savunabiliriz. Tıpkı Kobane’de, Şengal’de savaşmak için düzenli ve güçlü orduyu savunmak gibi veya 4 parçaya bölünerek işgal edilmiş Kürdistan halkının yaşadığı katliamlara, faali meçhul cinayetlere, asimilasyon politikalarına karşı devletleşmesini talep ettiğimiz gibi. İnsanların başını kesen, kadınlara tecavüz eden, pazarlarda satan bir güce karşı güçlü bir silahlı gücü savunmamak olabilir mi? Hiç bir şey için insanı öldürmeyeceğim diye düşünebiliriz ama insanlığa karşı suç işleyen birini öldüreni kutsayabiliriz. Özellikle son zamanlarda İŞİD’e karşı mücadele eden YPJ’li kadınlara sempati ile bakıldığına hatta ‘kahraman’ olarak tanımlandıklarına tanık oluyoruz.  Askerliğe karşıyız ama örneğin İŞİD’e karşı mücadele eden askerleri yastığa başımızı koyduğumuzda düşünebiliyoruz.

 

Kürt ve vicdani redçi bir kadın olarak bana en çok sorulan soru gerilla ve peşmergeye nasıl yaklaştığım konusudur. Buna yönelik soruların altında her türlü şiddeti eşitlemek yatmaktadır ve tıpkı şiddet karşıtısınız ama şiddet uygulayan kocayı öldüren kadınları kınıyor musunuz? Sorusunun altındaki eril zihniyetin aynısını görebiliriz. En yaygın ve sistematik olarak uygulanan ezme ve ezilme hallerinden cinsel (cinsiyete dayalı),  ırka dayalı ve sınıfsal olana karşı mücadele sadece pasif direniş şeklinde olamayacaktır.  Salt bir şiddet karşıtlığı ile şiddetsiz yaşam sürdürmeye çalışmak herhangi bir şiddet karşısında bizi savunmasız bırakacaktır. Elbette ki kimyasal silahlarla Kürtleri Halepçe’de katletmiş Irak devletinin ordusu ile peşmergeyi eşitleyemeyiz, elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş harcı olan Türklük miti ile ülke coğrafyasında Kürtlere uyguladığı baskı, şiddet ve sömürüye karşı mücadele eden gerillanın mücadelesi Türk Silahlı Kuvvetlerini eşitleyemeyiz veya Kürtleri her gün dar ağaçlarında asan İran rejimi ile İran’da faaliyet gösteren PJAK ile İran rejimini eşitleyemeyiz. Kürtlerin işgal edilmiş coğrafyalarında Kürtler yok edilmeye çalışılırken Kürtlerin pasif direniş ile mücadele etmelerini beklemek kuzuya, kurda teslim ol demektir.

Burada altını çizmemiz gereken militarizm ve militarizmin dayandığı tüm değerleri red etmektir. Sınırların olmadığı bir dünya düşlüyoruz evet ancak bu hülyamızın gerçekleşmesi için ciddi bir zaman ve ciddi bir zihinsel dönüşüme ihtiyaç vardır. Devasalaşmış devletler ve onların kurduğu bu sistemin dönüşmesi için  milyarlarca insanın bu sistemi sorgulaması ve sorunsallaştırması gerekmektedir. Militarizm sadece kışlada ve cephede değildir hepimizin hayatının her yerindedir. Sokakta, okulda hatta evimizde bile militarizmin bize dayattığı değerler ile iç içe yaşamaktayız. Militarizm cinsiyetlere ve ırklara direk müdahale eder. Yaşam tarzımızı belirler. Sadık vatandaş prototipini yazılı veya yazılı olmayan kuralları ile hayatımızın her yerine yayar. Militarizm tek renkliliktir ve onun istemediği tüm renkler onun istediği renge yani karaya bürünmelidir. Bu tek renkliliğe toplumun büyük kısmı farkında olmadan destek verir. Askere gitmemiş erkekle kızının evlenmesine razı olmayan aile militarizme hizmet eder. Her sabah okula girmeden önce öğrencileri tek sıraya dizip marş okutan öğretmen militarizme hizmet eder. Yaralı askeri iyileştiren hastabakıcı, askeri eğlendiren fahişe ve cephe gerisinde çalışan herkes militarizmin destekçisi ve üreticisidir. Askeriye ait ticari işletmelerin ürünlerini satın alarak da buna hizmet ederiz (JAWA Su, Şimdi devredildi ama yıllarca TUKAŞ marka salça evlerimize farkında olarak veya olmadan bir şekilde girdi.) Militarizm sistematik bir şekilde yaşam damarlarımızın içerisine bile girer. Yaşadığımız coğrafyada vergi adı altında bizden alınan ücretlerin büyük bir kısmı ülkenin güvenlik politikalarına yani militarizme harcanır. 

 

Bunu biliyoruz ki devletler aynı zamanda bir şiddet örgütlenmesidir. Militarizm, eskeri değerlerin ve savaşın yüceltilmesinin yanı sıra erkekliğe atfedilen değerlerin meşruluğu ve üstünlüğüne dayanmaktadır. Hegemonik erkeklik değerlerininin inşasında ve sürdürülmesinde önemli bir rol almıştır. Militarizmin topluma dayattığı erkeklik, kadınları ve her türlü kadınlığı dışarıda bıraktığı gibi, engelli, eşcinsel, yaşlı erkekleri de dışlamakta erkekler arasında hiyerarşiler dayatmaktadır. Devletlerin topluma dayattığı zorunlu askerlik yurttaşlığa kabulün yani ehlileştirmenin de en etkili formlarından biridir. Ezilen, sömürülen Kürt halkı için savunmayı, gerilla savaşını, devletleşmeyi, düzenli ordu kurmayı savunuyorum. Çünkü var olma veya yok alma arasında bir seçim yapmaktır bu aynı zamanda. Varlıkları, dilleri, tarihi, kültürleri, değerleri yok edilmek isteniyor, yaşadıkları topraklar boşaltılmak isteniyor, Kürtsüz bir coğrafya inşa edilmeye çalışılıyor. Buna karşı elbette ki tüm gücümüzle mücadele gerekmektedir. Bağımsız bir Kürdistan kurulursa ve kendi coğrafyasındaki farklı kimliklere yönelik Irak, İran, Suriye ve Türkiye devleti gibi sömürüye dayalı bir politika izlerse Kürt vicdani redçileri başta olmak üzere birçok grup bu zihniyete karşı herkes mücadele edecektir. Kürdistanlı kadınlar, erkekler, yaşlılar,  gençler, çocuklar, eşcinseller sömürgecilere karşı verdikleri mücadeleyi gerekirse kendi içlerindeki sömürgecilere karşı da verecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ama’larımızdan sonra kurduğumuz cümleler sömürülenler, yok edilmeye çalışılanlar içindir. Cinsiyete,  cinsel yönelime, dini gruplara, ırka, etnik kökene, sınıfa yönelik şiddet, baskı, sömürü, işgal, cinayet, tecavüz bittiği zaman hepimizin ama’ları kalmayacaktır.

 
Etiketler: Ama’sız, Vicdani, Red, mümkün, mü?,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
sanalbasin.com üyesidir
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
3
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
4
Trabzonspor
28
32
4
4
8
16
5
Göztepe
27
28
4
3
8
15
6
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
7
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
8
Bursaspor
24
27
6
3
7
16
9
Sivasspor
23
21
7
2
7
16
10
Kasımpaşa
19
24
7
4
5
16
11
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
12
Alanyaspor
18
27
8
3
5
16
13
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
14
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
15
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
16
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
17
Gençlerbirliği
13
19
9
4
3
16
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1